SSS

Sıkça sorulan sorular

Bilmeniz gereken her şey

Psikolijk Danışmanlık Hakkında

Psikolojik danışma, bilinçdışının derinliklerine yapılan bir yolculuktur. Bu süreç, danışanın içsel dünyasının, bilinçli ve bilinçdışı katmanlarının dikkatle incelendiği, sabır ve güven gerektiren bir keşif sürecidir. Oturumlar, haftada bir veya iki kez, belirli bir gün ve saatte, genellikle 45 dakika süren görüşmelerle gerçekleştirilir. Psikolojik danışman, danışanın serbest çağrışımlarını, rüyalarını ve aktarım süreçlerini dikkatle dinler ve analiz eder. Bu süreç, danışanın içsel çatışmalarını anlamasına, bilinçdışındaki bastırılmış içeriklerle yüzleşmesine ve kendilik anlayışını derinleştirmesine yardımcı olur. Terapötik ilişki, danışanın geçmişteki ilişki örüntülerini günümüzde yeniden yaşaması ve bu süreçlerin anlamlandırılması açısından büyük önem taşır. Kendimizden çok uzağızdır, ilk aşkı yani kendini arama alanıdır danışma. Önceden çekip giden kendiliğimizi kaybolmuşluklarda bulma, tamamlanma çabasıdır. Danışma, bulmaktan öte peşine düşmektir.

Danışma odası birbirine yabancı iki insanın zamanla ortak dil dünyasını oluşturacağı birçok bilinmezlikle doludur. Konuştuklarımız bizim aramızda mı kalacak, dışarıdan bir üçüncünün bunlardan haberi olacak mı gibi soruların danışanların zihin dünyasına düşmesi normaldir. Ancak psikolojik danışma her şeyden önce hem danışanı hem psikolojik danışmanı hem de danışmayı koruyan bir çerçeve ile sınırlandırılmıştır. Biricik olan psikolojik danışman ve danışan ilişkisinde yaratılan ortak dilde danışanların iç dünyasının ayak seslerini işiten psikolojik danışmanlar sanatını icra eden sanatçılar gibi danışma odasında titizlikle çalışır. Bu titiz çalışmanın başında da gizlilik ve mahremiyetin korunması gelir.

Psikolojik danışma sürecine başlamak isteyen kişiye yöneltilen ilk soru ‘’şikayet nedir?’’. İç dünyanın hasarlı, dağılmış, kırılmamak için direnen tarafını ayakta tutmak adına veya ilişkideki anlaşılmazlıklar, terk edilme, ayrılamama, kayıp ve yas gibi nedenlerle psikolojik danışmaya başvurulduğu gibi kimi zaman sadece insanın içinden de gelir bu sürece başlamak. Yalnızca sorun yaşayanlar değil kendi arzusu dahilinde danışma odasında kendisine rast gelecek adımı gösteren bireyler aslında kendisini zannettiği kadar güçsüz değil tam aksine çocukluğunun zedeleyici ailesinde hayatın akışında kalmayı başardığı için güçlüdürler. Birey çocukken yaşamda kalmak için çaba harcamış ve elinde olmadan hastalıklı çözümüne “sıkıca tutunarak” bunu başarabilmiştir. Onu danışmaya getiren şey de bu tutunduğu daldır.

Daha önce herhangi bir psikolojik danışma süreci geçirmemiş bireyler ilk dakikalarda sınırsız, korunaksız, tekinsiz, tehlikelere açık, yabancı bir ortamda her an içinde sakladığı gerçekleri hiç tanımadığı biri tarafından görüleceği korkusu ve aynı zamanda fark edilme arzusunu aynı bedende taşımakta. Kendi isteği veya bir başkasının yönlendirmesiyle dahi gelse ilk başlarda onu oraya getiren ‘’şeye’’ sıkıca sarılırlar. Çünkü o ‘’şey’’ iç dünyalarına bir hayli yerleşmiştir. Eksikliğini yaşadığı şey o kadar ağır gelmeye başlıyordur ki iç dünyasında yaşadığı eksiklik, tamdan daha fazla yer kaplıyordur. Bazen iki tarafta sessiz kalır. O sessizlik özellikle danışan için büyük bir boşluk duygusu yaratır. Ne yapacağını kestiremediği için hemen o boşluğu bir şeyle doldurmak ister. Bir şeyler anlatarak, ağlayarak, gülerek, su içerek, duruşunu değiştirerek ya da psikolojik danışmana soru sorarak o sessizliği bir şeylerle tıkar. Halbuki psikolojik danışman oradaki sessizliğiyle danışanın iç dünyasının arzusuna alan açarak arzu ve yasakların izini takip eder.

Psikolojik danışmanlık için onlarca yıldır süre gelen bir yerlerde yazmayan ancak kabul gören kriterler vardır. Bunlar zaman, zihinsel kapasite ve para. Bu üç kriteri taşıyan herkes için psikolojik danışma konuşulmayanları işitebilme alanıdır. Bunun için bir yaş kriteri ile psikolojik danışmayı sınırlandırmak çok fazla tercih edilmemektedir.

Psikiyatrik ilaçlarla devam eden tedavi süreçleri psikolojik danışma ile desteklenebilir. Ancak ilaç tedavisini başlatan, devam ettiren ve sonlandıran psikolojik danışman değil psikiyatristtir. Psikolojik danışma sürecinin etkililiğini günlük hayatın işlevselliğine yansıtabilen danışanlar başvurmuş oldukları psikiyatristlerle ilaç tedavisini yeniden düzenleme ya da sonlandırabilme gibi konularda istişare edebilmektedir.

Psikolojik Danışma Süreci ve Uygulama

Haftada 1 veya danışanın ihtiyacına göre planlanlanan psikolojik danışma oturumları 45 dakika sürmektedir. Bu süre zarfında danışanın ve psikolojik danışmanın karşılıklı olarak beklentileri vardır. Psikolojik danışmanın beklentileri; danışanın ilk oturumda oluşturulan psikolojik danışma çerçevesine uyum göstermesi, duygu, düşünce, arzu, rüyalarını özgürce, kendisine bir sınır koymadan, serbest çağrışıma kendisini bırakarak paylaşması. Danışanın beklentileri ise ücret verip karşılığında hizmet aldığı psikolojik danışman tarafından kendisini yargılamadan, içten bir kulakla dinlemesi, geçmişin karanlık kaldırımlarında ona eşlik edecek bir yolcu bulabilmesidir.

2019’da tüm dünyanın yaşam alışkanlıklarını kısa süre içerisinde değişmesine neden olan pandemi süreci kaçınılmaz olarak psikolojik danışmayı da bu değişim ve dönüşüme zorladı. Yüz yüze görüşmelerde psikolojik danışman, danışan ve orada bir üçüncü olarak bulunan danışan koltuğu yer alır. Bu danışan koltuğu kimi zaman anne kucağı görevi görür ve danışanın iç dünyasını kapsayan kuşatan bir işlevi bulunur. Online görüşmelerde ise danışmaya bağlanırken kullanılan cihaz (telefon, bilgisayar vs.) üçüncü bir taraf olarak sürecin bir parçası haline gelir. Bazen uzaktan bir bağlantı danışanın iç dünyasına iyi gelir. Çünkü alışmış olduğu ilişki buna çok benzerdir, ona iyi gelecek olan şey ‘’uzaktadır’’. Bazı danışanlar içinse yüz yüze görüşmelerde çok mümkün olmayan ama online bağlantılarda her an gerçekleşme ihtimali olan ‘’bağlantının kesilmesi’’ çok tanıdık bir hikaye gibidir. Bugüne kadar yaşadığı ilişkiler kesintili ve kopuk olduğu için farkında olmadan bilinçdışında online görüşmelerdeki kopukluğun gerçekleşme kaygısını taşır. Yüz yüze veya online, bu yolda adım atmayı arzulayan bir danışan mesafeden bağımsız değişim ve dönüşümü için gayret sergileyecek bir “bağ’’lantı bulacaktır.

Danışma ne kadar sürer? Ne zaman biter? Bunun belirli net bir cevabı yok. Bu soru her ne kadar haklı bir soru olsa da o arka planı incelendiğinde o anı kaybetmenin, eksiltmenin başka bir yoludur bu soru. Psikolojik danışma ne zaman bitecek diye danışmanın sonunda ne olacağının merakına düşülür. Halbuki sonunu düşünürken o an’ı kaçırır ve eksiltir. Psikolojik danışma doğrusal bir düzlemde değil iniş çıkışlarla dolu ben’den ötekine bir “yolculuktur”. Bu yolda olma haliyle danışma bir sonuçtan çok bir süreçtir. Yol varsa yoldaş da vardır, bu yoldaş da psikolojik danışmandır. İnsan geçmişe doğru büyür. Geçmiş tıpkı rüya gibi taşınır. Rüyanın da bir zamanı yoktur. Yola çıkmak kendi iç dünyamıza düşmektir.

Her psikolojik danışman kendisine yakın hissettiği bir kurama göre hareket etse de aslında her danışan için ayrı bir ilişki zemini ve yeni bir dil yaratılmakta. Psikanalitik psikoterapiler bilinçli düşüncelerin ötesinde, bastırılmış arzuların, unutulmuş anıların ve çözülmemiş çatışmaların gölgesinde şekillenen iç dünyanın peşine düşer. Bilinçdışının derinliklerine inerek, görünmeyeni görünür kılma gayreti sergiler. Serbest çağrışım, rüya yorumları ve aktarım süreçleriyle, bastırılmış içeriklerin gün yüzüne çıkmasına yardımcı olur. Bu süreç, içsel çatışmaların çözülmesine ve bireyin kendilik anlayışının dönüşmesine olanak tanır. Psikolojik danışmanlar her şeyi bilmezler ama dinlemeyi iyi bilirler. Konuşmak bir ihtiyaçsa dinlemek bir sanattır. Konuşulmayanları “işitebilmektir” danışma. Bilinçdışı, dil gibi yapılandırılmıştır. Bu söz, psikanalizin temelini oluşturur. Dil, anlamları kendi iç farklılıklarıyla belirleyen bir sistemdir ve bilinçdışı da benzer şekilde, semboller ve göstergeler aracılığıyla yapılandırılır. Bu yapıyı çözümleyerek, bireyin bilinçdışındaki gizli anlamlar ortaya çıkarılır. Bu süreç, bireyin öznesinin ve arzusunun anlaşılmasına katkı sağlar.

Ücretlendirme, Randevu ve İletişim

Psikolojik danışman, danışan için araştırma nesnesidir. Danışanın getirdiği bütün aktarım ilişkisinde danışmanı koymak istediği konumda bir nesnedir psikolojik danışman. Danışanın arzusunun nesnesidir danışman. Danışman burada bir otoriteden ziyade danışanın peşinden getirdiğidir. Danışmanın, danışanı seçtiği gibi danışan da psikolojik danışmanı seçer. Ücreti bir yerde belirleyen de kısmen danışandır. Danışanın verdiği ücret psikolojik danışmanın kendisine değil kendi aktarımıyla kurduğu ilişkiyedir. Danışan, psikolojik danışmanı kendi aktarımın ve arzu dünyasında belli bir yere konumlandırdığı için iç dünyasında varsaydığı danışmana ücret ödemekte. Danışan bir talep ve beklenti ile gelmektedir psikolojik danışmanın buradaki görevi talebin içindeki arzuyu çıkarabilmektir. Psikolojik danışman, danışana kulak vererek aslında kendi bilinçdışını yani arzusunu vermekte. Kendi bilinçdışını bir süreliğine danışana tahsis etmekte. Para ise burada danışmanın arzusunu oluşturan etmenlerden biridir. Para, psikolojik danışmanı gerçek dünya ile sınırlamaktadır. Öteki türlü paranın olmadığı biri ilişkide psikolojik danışmanın arzusunun önüne sınır koyacak başka bir nesneye ihtiyaç duyulacaktır. Para, danışan ve psikolojik danışman ilişkisini bu sayede korumakta ve sınır koymaktadır.

Öngörülemez, beklenmedik ve acil durumlarda randevu saatinden önce psikolojik danışmanı bilgilendirerek görüşmeyi iptal etmek veya ertelemek mümkündür. Ancak o saat aralığında bir başkası için değil de sizin için ayrılan randevuya katılım göstermek için gayret etmek psikolojik danışmanın devamlılığı açısından mühimdir.

Nakit veya iban adresi üzerinden havale yapmak psikolojik danışma ücretini ödemek için mümkündür.

🌱 İlk Adımı Atmaya Hazır mısınız?

Yaşadığınız sorunları yalnız başınıza taşımak zorunda değilsiniz. İhtiyaçlarınıza uygun profesyonel destek için bizimle iletişime geçin.